Futbolun seyir zevki neden azaldı?

Ümit YıldırımGenel futbol, Türk futbolu Yorum ekle

Son yıllarda futbolun seyir zevkinde önemli ölçülde bir azalma dikkatimi çekiyor. Maçlar artık o eski tadı vermiyor. Bana göre futbolun seyir zevkinin azalmasının en büyük sebebi;  futbolun giderek daha fazla endüstriyelleşmesi ve sonuç odaklı başarıların kabul edilebilirliğinin hakim olması. Futboldaki endüstriyelleşmenin artışı ile birlikte bu sektördeki parasal havuzunun hacmi arttı. Havuzdan daha fazla pay almak adına yapılanlarla güzel futbol ve sportmenlik ikinci planda kalırken, skor tabelasının önemi birinci sıraya yerleşti.

UEFA’nın maç sayısını artırması
Bu endüstriyelleşmenin artışı ile birlikte, yıl içerisinde yapılan resmi maç sayısı da arttı. Avrupa kupalarına katılan takım sayısı artırıldı, yapılan maç sayısı artırıldı. Şampiyonlar ligi kurulduğunda sadece 2 grup ve 8 takım vardı. O zamanlar oynan her maçı büyük bir merakla ve heyecanla izler, tüm sonuçları takip ederdik. Daha sonra 4′er takımdan 4 gruba, yani 16 takıma çıkarıldı. Şimdi ise 8 grup ve 32 takım var. Futbol bir spor olduğunu unutan ve sadece kazanç odaklı yeniklerin peşinde koşan UEFA’nın, takımların maç sayısını artırarak sözüm ona taraftarların isteğini yerine getirmesi, aslında futbolun kalitesini de düşüren başlıca etkenlerden biri oldu. Maç sayısı arttıkça, buna paralel olarak kalite de düştü.

Yabancı futbolcu sayısının artırılması
Başka sebepleri de saymak mümkün. Mesela yabancı futbolcu sayısındaki artış, hatta çoğu ülkede sayısal sınırlamanın kaldırılması. Bu, beraberinde kadro istikrarsızlığını da getirdi. Takımlar, denemeyi düşündükleri tüm yabancı futbolcular ile kadrolarını dolduruyorlar, 2-3 maç verim almadığında hemen satışa çıkarıyor veya takas ediyorlar.

Yabancı fubolcu sınırlamasının olduğu günlerde (3 yabancı futbolcu transfer edilebiliyordu) kontenjanın az olması, transfer edilen futbolcuların kalitesinin yüksek olmasını sağlıyordu. Yine futbol takımlarının deneme tahtasına dönmemiş olduğu dönemlerde kadro istikrarı söz konusuydu. Bir takımın kadrosunu, yedekleri ile beraber ezbere sayabilirdiniz. Şimdi ise sezon içinde gelip-giden oyuncuların sıklığı sebebiyle, yeni gelen bir futbolcunuzdan haberiniz bile bir kaç gün (tüm iletişim olanaklarının gelişmiş olmasına rağmen) haberiniz olmayabilir.

Teknik direktör olmanın kolaylaşması
Bir başka sebep de, teknik direktör olmanın kolay hale gelmesi. Her mesleğin, kurumun bir basamak sistemi vardır. Örneğin akademik dünyada lisans bitirir, yüksek lisans yapar, doktora yapar, yardımcı doçent, doçent ve ancak sornasında profesör olabilirsiniz. Benzer durumlar tıp mesleğinde, askerlikte, hemen hemen her yapılanmada var. Ancal futboldaki teknik direktörlük mevkiinde bu durum uzun bir süredir yok.

Futbolculuk hayatını yeni noktalayıp jübilesini yapmış bir futbolcu, apar topar topar teknik direktörlük kursuna gidip lisans aldıktan sonra, önemli kulüplerin A takım teknik direktörlüğüne getirebiliyor. Oysa ki eskiden durum böyle değildi. Öncelikle altyapı antrenör yardımcısı, sonra antrenör, sonra paf takım yardımcı-antrenötü, sonrasında bir anadolu kulübünde yardımcı görev alır, sonrasında bir takım çalıştırır ve ancak bitiminde büyük bir kulüp çalıştırabilirdiniz. Bunun önemli örneklerinden biri Fatih Terim’dir. Milli takım ve Galatatasaray’ın nostaljik maçları gösterilirken yedek kulübesine dikkat edin. Yardımcı antrenörün yanında oturan, saçları kıvır kıvır bir adam göreceksiniz. İşte o, Türk Milli Futbol takımının başına geçebilmek için 15 seneye yakın kulübelerde bekleyen Fatih Terim’dir. Ancak artık jübilesini yapmış genç bir futbolcunun teknik direktör olması için bir sezon bile beklemesine gerek kalmıyor.

Futbol endüştrilleşti, ancak bir spor olduğu unutuldu. Seyirciler ve taraftarlar tüketici haline getirildi. Doyumsuzluk bu noktaya ulaştığı için de artık futbolun eski seyir zevki kalmadı. Stadlar eskisi kadar dolu ve canlı değil, maçlar eskisi kadar heyecanlı değil, organizasyonlar ve ülke ligleri eskisi kadar çekişmeli değil. Bu hatalardan da dönüldüğü an gelecektir. O zamana kadar biz eski güzel günleri hatırlayalım.

Fotoğraf: aseton

Yorum yaz

Yorum göndermek için G giriş yapmalısınız

Mavi Tatil Powered by Wptr ve WordPress
Bu site Tatil ve Gece Gündüz Teması'nın özgün düzenlemesi ile hazırlanmıştır.